Düşün ve şükret! Allah’ın sana bahsettiği nimetleri düşün! Sağlıklı bir beden, Güvenli bir vatan, Yeterince gıda ve giysiler, İhtiyacın olan hava, su... Ve daha neler, neler !?.. Düşün ve şükret! Dünya senin! Fark edebiliyor musun? Hayat senin! Kavrayabiliyor musun? Her türlü nimet senin! Şükredebiliyor musun? Düşün ve şükret! Eksik olan ne? Gören gözlerin, Konuşan dilin, dudakların, İşiten kulakların, Ellerin, ayakların var! Düşün ve şükret! Ayaklarının üzerinde yürümek kolay is midir? Bacakların üzerinde durmak kolay is midir? Çalışmayan nice ayaklar, kesilen nice bacakları düşün! Doyasıya uyumak kolay is midir? Acıyla kıvranan, kapanmayan nice gözleri düşün! Mideyi yiyeceklerle doldurmak, Yada kana kana su içmek kolay is midir? Yemek yiyemeyen, su içemeyen nice hastaları düşün! Düşün ve şükret! Sesleri işitmeni düşün; sağırlıktan korunmuşsun. Görme özelliğini düşün; Körlükten korunmuşsun. Akil nimetini düşün; delilikten korunmuşsun. *** Yalnız görme ya da işitme özelliğini, Tonlarca altınla değişir misin? Ellerin, ayakların karşılığında Nadide mücevherleri kabul eder misin? *** Bil ki sen, sayılamayacak kadar çok nimetlere ve özelliklere sahipsin. Fakat bunların farkında değilsin. Bunun için hep sıkıntı, üzüntü ve ümitsizlik dalgaları arasında kıvranıp duruyorsun. Oysa sıcak ekmeğin, Soğuk suyun, Doyasıya uykun, Ve gıpta edilecek sağlığın var... Bunlara şükretmelisin. Düşün ve şükret! Ele geçiremediklerini düşünüp üzüleceğine, Kaybettiğin maddi değerler için huzursuz olacağına, Elinde olanlar için şükretmelisin! Çünkü mutluluğun anahtarı senin elinde! Zira nimetlerin devamı; şükürle olur. Huzur ve mutluluk; şükürle olur.
|